Son bilimsel araştırmalara göre, gece yatakta telefon, tablet veya bilgisayar kullanımı uyku süresini kısaltıyor ve uyku kalitesini ciddi şekilde bozuyor. Araştırma, özellikle gençler ve çalışan yetişkinler arasında ekran bağımlılığının uyku sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.
Günümüzde çoğu insan için gece uyumadan önce telefona bakmak adeta bir alışkanlık haline geldi. Ancak yapılan yeni bir bilimsel çalışma, bu alışkanlığın düşündüğümüzden çok daha zararlı olabileceğini ortaya koyuyor. Yatakta geçirilen ekran süresi, uyku kalitesini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda uzun vadede uyku bozukluklarına ve gündüz yorgunluğuna da yol açıyor.
Bu araştırma, özellikle modern yaşam tarzının bir parçası haline gelen dijital cihazların, uyku hijyenine olan etkisini ölçmek amacıyla yürütüldü. Elde edilen sonuçlar, ekran ışığına maruz kalmanın biyolojik saati bozduğunu ve uykunun başlamasını geciktirdiğini gösteriyor.
Araştırma Nasıl Yapıldı?
Çalışma, çeşitli yaş gruplarından 2.000’e yakın bireyin katılımıyla gerçekleştirildi. Katılımcıların ekran kullanım alışkanlıkları, uyku süreleri ve uyandıktan sonraki zihin açıklığı gibi parametreler detaylı biçimde analiz edildi.
Katılımcılar, aşağıdaki cihazları yatakta düzenli olarak kullandıklarını belirtti:
- Akıllı telefonlar
- Tabletler
- Taşınabilir bilgisayarlar
- Akıllı televizyonlar
Araştırmacılar, bu cihazların özellikle gece saatlerinde kullanıldığında uyku düzenini doğrudan etkilediğini ve melatonin salgısını baskıladığını tespit etti.
Uyku Kalitesi Üzerindeki Etkiler
Araştırma sonuçlarına göre, yatakta uzun süre ekran kullanan bireylerde şu sorunlar daha sık görülüyor:
- Uykuya dalma süresinde belirgin artış
- Gece boyunca sık sık uyanma
- Sabah yorgun uyanma ve düşük enerji seviyesi
- Daha kısa toplam uyku süresi
- REM uykusunda azalma
Özellikle ekran ışığının mavi tonları, beynin uyku zamanı geldiğini algılamasını geciktiriyor. Bu durum, biyolojik ritmin (sirkadiyen ritim) bozulmasına yol açarak kişinin doğal uyku döngüsünü sekteye uğratıyor.
Gençler Risk Altında
Araştırmanın bir diğer dikkat çeken noktası, gençler arasında ekran süresinin daha yoğun olması. Özellikle 18-24 yaş arası bireylerde, yatakta geçirilen ekran süresinin gecede ortalama 1.5 saati bulduğu görülüyor.
Uzmanlar, gençlerdeki bu alışkanlığın hem akademik başarıyı hem de ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor. Gece geç saatlere kadar telefona bakmak, zihinsel yorgunluk, konsantrasyon eksikliği ve gün içinde uykulu hissetme gibi problemlere neden olabiliyor.
Ebeveynler ve Yetişkinler Ne Yapmalı?
Uyku uzmanları, sağlıklı bir uyku için dijital ekran kullanımının uyumadan en az 30-60 dakika önce bırakılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, yatak odalarının sadece dinlenme ve uyuma alanı olarak kullanılması, zihnin bu alanı uykuyla ilişkilendirmesi açısından önemli.
Ebeveynler için ise çocukların ve gençlerin ekran süresini sınırlandırmak ve uyumadan önce cihazları erişimden uzaklaştırmak, sağlıklı alışkanlıklar geliştirmede etkili olabilir.
Uyku hijyenini artırmak için önerilen bazı yöntemler şunlardır:
- Akşam saatlerinde ekran ışığını azaltan “gece modu” özelliklerini kullanmak
- Uyumadan önce kitap okumak veya meditasyon gibi dijital olmayan alışkanlıklar edinmek
- Yatak odasında televizyon ve bilgisayar bulundurmamak
- Uyumadan önceki son 1 saati düşük ışık altında geçirmek
Dijital Bağımlılık ve Uyku Arasındaki İnce Çizgi
Araştırmada, ekran bağımlılığıyla uyku bozuklukları arasında doğrudan bir ilişki olduğuna dikkat çekiliyor. Özellikle sosyal medya uygulamalarının sonsuz kaydırma özelliği, kullanıcıların zaman algısını kaybetmesine ve planladıklarından çok daha geç saatlerde cihazı kapatmalarına neden olabiliyor.
Bunun yanı sıra, bazı bireylerde “FOMO” (Fear of Missing Out – Gelişmeleri Kaçırma Korkusu) nedeniyle uyumadan önce sürekli bildirim kontrol etme alışkanlığı gelişmiş durumda. Bu psikolojik baskı da ekran bağımlılığını körükleyerek uykusuzluk sorununu derinleştiriyor.